Gastronomi ve Hijyen
GASTRONOMİ ve HİJYEN Bildiğiniz gibi gastronomi yunanca mide ile ilgili “gastro” ve kanun, kural anlamındaki “nomos” kelimesinden türeyen“ nomy” kelimelerinden oluşmuştur. Yenilebilir tüm maddelerin hijyenik olarak ama sağlığa uygun koşulu aranmadan göze ve damağa azami derecede hitap ederek hazırlanıp sunulması olarak günümüze kadar geldi.
GASTRONOMİ ve HİJYEN
Bildiğiniz gibi gastronomi yunanca mide ile ilgili “gastro” ve kanun, kural anlamındaki “nomos” kelimesinden türeyen“ nomy” kelimelerinden oluşmuştur. Yenilebilir tüm maddelerin hijyenik olarak ama sağlığa uygun koşulu aranmadan göze ve damağa azami derecede hitap ederek hazırlanıp sunulması olarak günümüze kadar geldi. Ancak Dünya ülkeleri ekonomileri üretim ve tüketim zincirlerinin birbirleriyle iç içe olması, gelişen teknoloji, ulaşım ağı ve hızı neticesinde Dünya’nın sanılan kadar büyük olmadığı, herhangi bir coğrafyada gerçekleşen yeniliğin veya problemin çok kısa bir süre içerisinde tüm coğrafyalarda kendisini gösterdiğini görüyoruz. Bu bağlamda covid 19 virüsü her alanda olduğu gibi gastronomi alanında da kendisini göstererek yeni bir yol haritası çizmemiz gerektiğini bizlere çok net bir şekilde göstermiştir. Gastronomi söyleşimizin ilk başında belirttiğim tanım bırakın önümüzdeki 5-10 yıl sonrasını günümüz şartlarında bile tüketiciyi tatmin etmekten çok uzak bir tanım olarak görülmektedir. Tüketiciyi hijyen konusunda tatmin etmek için getirilen açık büfelerin iptal edilmesi, ateş ölçümü, maske, dezenfektan , sosyal mesafe hep tüketim noktasında kendisini gösteren uygulamalardır ve bunlar tek başlarına tüketicinin tedirginliğini ortadan kaldıramıyor, kaybolan güveni tahsis etmede de yeterli olamıyor. Tüketicideki bu güven duygusunun yeniden tahsisi sağlanmadan gastronomi sektöründeki işletmelerin sıkıntıları katlanarak devam edecektir. Bu noktada yiyecek içecek sektörünü darboğazdan çıkaracak olan çözüm; pazarlama alanında bugüne kadar izlemiş olduğumuz politikaları ters yönlü bir çalışma prensibiyle uygulamada kendini gösterecektir. Yani; menülerimizde, reklamlarımızda, satış stratejilerimizde her zaman işlenmiş ve tüketime hazır şekliyle ürünlerimizi kullandık. Önümüzdeki dönemlerde bu menülerde sunulan ürünlerin içerisindeki malzemelerin nerede, hangi şartlarda yetiştirildiği, hangi koşullarda transfer edilerek işletmeye geldiği, nasıl depolandığı, hangi ortamlarda işlenerek üretildiği noktalarının daha şeffaf hale getirilerek tüketicinin bilgisine sunulduğu pazarlama stratejilerini hep beraber göreceğiz. İşlenmiş ürün kullanan mekanların menülerinde ve reklam materyallerinde tüketicinin güvenini kazanmış markaların seçimi ön plana çıkacaktır.
Sonuç olarak diyebilirim ki; tedarik, depolama, üretim ve sunum adımlarının her birisinde hijyene azami düzeyde önem verildiklerini tüketicisine gösteren işletmeler bu krizi daha kısa sürede atlatacaklar ve diğer işletmelere yol gösterici bir rol üstleneceklerdir.
Saygılarımla